7 Eylül 2009 Pazartesi

İşletmeler İçin Tuvalet Terbiyesi:Ders 1..!

Bir mekanın müşterisine ve mutfağından çıkan yemeğe verdiği değeri ölçmek için binbir farklı parametre olabilir.Ama benim nazarımda belki en önemli şey,ne mazara,ne çalışanların güleryüzü,ne de porsiyonların büyüklüğü değil,tuvaletlerdir.

Asmalımescit' teki bir meyhanede granitle kaplanmış bir lavabo beklememekle birlikte,denize nazır ve ultra lüks ( hem dekorasyon,hem konum,hem de menüler ve fiyatlar olarak ) bir mekandan da kalebodur lavabo ve klozet beklemem.Üstelik Turizm Bakanlığı'nın işletmeler için zorunlu tuttuğu "yıldız" uygulamasıyla dayattığı bazı zorunluluklar olduğunu da bilmeme rağmen,bu dayatmaların,tuvaletler ile ilgili hiçbir maddeyi barındırmadığı aşikar.

Düşünün ki,250 kişilik açık ve 400 kişilik kapalı mekana sahip bir restaurant,fakat tuvaletlerde bir lavabo,bir pisuvar ve bir de klozet.Ne yani?Adam başı 100 liranın altında hesap vermediğim bir mekanda bir de tuvalet sırası mı bekleyeceğim?Bugün McDonald's da bile en azından 3 klozetli kabin var.Ve ben hiçbir McDonald's da 250 kişiyi aynı anda yemek yerken görmedim.Yapsanıza şöyle kocaman ferah bir tuvalet.4-5 kabinli ve pisuvarlı,rahat rahat,geniş
geniş.

7 yorum:

Müge dedi ki...

Lacivert'in tuvaletinden bahsediyorsun değil mi? Sana nasıl katılıyorum anlatamam.

Puffy dedi ki...

Doğrudur.
Çıkış noktam orası :)

alis dedi ki...

İstanbul'un en iyi tuvaletleri:

1-Swissotel (odaları değil). Buraya gideli belki bir 10 yıl olmuştur. Taa o zaman kontrol panelli, ısıtmalı japon Toto tuvaletleri vardı. Kendimi çağ atlamış gibi hissetmiştim.

2-Four Seasons (odaları değil). Mis kokulu. Tuvalet kağıtlarının ucu üçgen şeklinde katlanmış. Kağıt havlu yerine tek kullanımlık gerçek havlular var. Ve çok, ama çok güzel.

3-Rio Bravo. Buraya da gideli bir 10-12 yıl kadar olmuştur ama kabinlerin içindeki altın kültablaları falan derin izler bırakmış.

Konuya benim naçizane yorumum iş yerleri ile ilgili olacak. Günde 10 saat orada geçiriyorsak tuvalette azıcık privacy hakkımız değil mi? Yan kabinden gelen "löp!" ve "şarrr!" sesleri psikolojimi bozuyor.

Puffy dedi ki...

Valla o dediklerinin hiçbirinde taharetlenmek :) nasip olmadı Alis ama,ya Varan'ın yada Ulusoy'un, Susurluk'ta bir dinlenme tesisi var.
Ben hayatımda bu kadar büyük bir tuvalet görmedim.
Neredeyse 100 tane kabin var.
Öyle büyük bir alana yayılmış ki bu tuvalet,ileriki köşede işeyen adam küçük gözüküyordu göze :)

alis dedi ki...

Sultanahmet'e gidersen sıkıştığında Four Seasons'a uğra o zaman :) Ben mesela Kabataş'a gittiğimde tuvalete mutlaka Çırağan'da girerim :))

Puffy dedi ki...

Senin ki Kabataş'ta sıkışma halinden çok,sıkışınca kendini Kabataş'a atma gibi olmuş :)
Ben yine de annemin çocukken dediği gibi "Oğlum çıkmadan çişini yap,sokaklarda gelmesin" tavsiyesini yerine getirmeyi tercih ediyorum,ama nafile.Bir yudum suya bakıyor.

Müge dedi ki...

Alis'i çok cesur gördüm; kendisi en lüks otel tuvaletlerini bile çekinmeden kullanabiliyor. Oysa ben altıma yapacak olsam "Umumi tuvalet mi burası?" derler diye korkumdan Mc Donald's, Burber King tuvaletine bile giremem.