24 Nisan 2009 Cuma

I Want To Break-In Sometime..!

Köşk, 1901 yılında, Cemil Paşa (Topuzlu) tarafından mimar Vallaury'e yaptırılmıştı. Bu yüzden uzun yıllar "Cemil Topuzlu Paşa Köşkü" diye bilindi. 30 dönümlük bir arazi içerisine, art nouveau tarzında inşa edilmişti.

O kadar güzel ve bakımlıydı ki, sonunda şöhreti devrin sadrazamı Gazi Ahmet Muhtar Paşa'ya kadar ulaştı. Sadraz
am'ın köşkü Feneryolu'ndaydı. Bir keresinde yolunu düşürmüş, Çiftehavuzlar'daki köşkün önünden geçmişti. Gördüğü güzellik karşısında mest olmuştu. Köşk pırıl pırıldı ve bahçesi de en az köşk kadar görkemliydi.

Cemil Topuzlu Paşa, bu köşkte 1931 yılına kadar yaşamıştı. Bu tarihte bir albayla evlendirdiği kızı ve damadıyla arasında sürtü
şmeler başlamış, paşa da köşkü Mehmet Hayri İpar'a satarak Çiftehavuzlar semtinden ayrılmıştı. İparlar için bu aile tarihlerinde bir dönüm noktasıydı. Köşkün alınmasından sonra aile, İstanbul sosyetesi tarafından kabul görmüştü. Daha öncesinde İparlar'a zengin ama taşralı muamelesi yapılıyordu. Çiftehavuzlar ve çevresi yazları İstanbul'un kalburüstü ailelerinin yaşadığı semtti.

1931 yılından iti
baren İpar Köşkü olarak adlandırılacak bu yapı yine bu ailenin en renkli zamanlarının da tek tanığı olacaktı. Mehmet Hayri İpar'ın karısı Emine Tevhide İpar, Çiftehavuzlar'daki köşkte çok sık yemekli, danslı davetler vermeye başlamıştı. Bu davetlerin görkemi tüm gazetelerin dedikodu sayfalarında sütun sütun haber oluyordu.
Aile Kışları Mısır Hıdivi Abbas Halim Paşa'nın, mimar Hovsep Az
navuryan'a yaptırdığı Mısır Apartmanı'nda oturuyor, yazları köşke taşınıyordu. Kış aylarının büyük kısmı Uludağ'da veya İsviçre Alpleri'nde geçiyordu. Bu rüya gibi hayat on yıllar boyunca devam etti.

Ta ki Mehmet Hayri-Tevhide Emine İpar çiftinin oğlu Ali İpar, babasının yerine işlerin başına geçene değin. Ali İpar da babası gibi devlet ricaline yakındı. Özell
ikle Demokrat Parti ileri gelenleri tarafından çok seviliyordu. Ali İpar, Başbakan Adnan Menderes'e de yakın bir isimdi ve yapacağı bir iş sırasında bu yakınlığı kullandı.

İpar, gemi taşımacılığı yapmak istiyordu. Bunun için de oldukça büyük tonajlı beş gemi siparişi vermişti. Gemilerin teslim zamanı geldiğinde, döviz bulmakta zorlanmıştı. Bunun üzerine Başbakan Adnan Menderes devreye girdi ve Ali İpar'a döviz tahsis edilmesini sağladı. Gemiler birer birer teslim ediliyordu. Ancak tam bu sırada 27 Mayıs darbesi oldu. Devlet Ali İpar'ın gemilerine, İpar Transport şirketine el koydu. Ali İpar tutuklandı ve Yassıada'da yargılandı. Gemiler uzun süre bakımsız, boş kaldı ve yıllar sonra çekildikleri Haliç'ten jilet olmak için götürüldü.

Ali İpar madden ve manen çökmüştü. Bu yüzden hapisten çıktıktan sonra, yurtdışında yaşamaya karar verdi ve Türkiye'yi terk etti. İşte İparlar'ın düşüşü de böyle başladı. Hem servetleri eriyor, hem de aile fertleri birer birer ölüyordu. Aile en sonunda mülkleri paylaşmaya karar verdi. Mehmet Hayri-Tevhide Emine İpar çiftinin altı çocuğu olmuştu. Servet paylaşımı kararı alındığında Tevhide Emine İpar, Ali İpar, Muazzez Menteş ve Selma İpar sağdı. İstanbul'un dört bir yanına dağılmış köşk ve konaklar sorunsuz bir şekilde birer birer elden çıkarıldı. Ancak iş ne zaman ki Çiftehavuzlar'daki İpar köşküne geldi. İşte o zaman kıyamet koptu.
Annelerine "deli" dediler
.

Bu köşk 1979 yılında satılığa çıkarılacak ve tek talip olarak Banker Kastelli adıyla ün salan Cevher Özden tarafından satın alınacaktı. Fakat bu satış basına yansıyacak şekilde son derece gürültülü olacaktı. Aile dolandırıldığını iddia edecek, Banker Kastelli ise "Köşk benim" diyecekti.

Mehmet Hayri İpar'ın eşi Emine Tevhide İpar, satış için en küçük kızı Selma İpar'a noterden bir yetki belgesi vermişti. Cevher Özden ile İparlar arasında 14 Ekim 1979'da köşkün 150 milyon lira karşılığında devri konusunda anlaşmaya varılmıştı. Selma İpar yetkisini kullanacaktı ama satış için Emine Tevhide İpar'ın mümeyyiz olduğunun "hükümet tabibi"nce onaylanması isteniyordu.

9 Ocak 1980'de bu da yapıldı. Böylece 15 Ocak 1980'de Emine Tevhide İpar noter huzurunda Cevher Özden adına satış vaadini yaptı. Fakat İpar ailesinin diğer fertleri 1 Kasım 1980'de Cevher Özden aleyhine bir dava açarak köşk için ödenen 150 milyon liranın az olduğunu savundular. Aile davaya eski avukatları Hüsamettin Cindoruk'un yerine avukat Mahmut Kefeli'nin bakmasını istiyordu. Cevher Özden ile Mahmut Kefeli, 21 Kasım 1980'de yeni bir protokol imzaladı. Aile, isterse Banker Kastelli'nin köşk için verdiği parayı ve yaptığı masrafları ödeyerek, köşkü geri alabilecekti. Aksi halde mülkten vazgeçmeleri gerekecekti.

Bu sürtüşmeli satış Emine Tevhide İpar'ın ikna edilmesiyle 5 Temmuz 1981'de tatlıya bağlandı ve evin tahliyesi için iki aylık süre tanındı İparlar'a. Fakat Selma İpar, yalnızca bir gün sonra mahkemeye başvurarak annesi Emine Tevhide İpar'ın "deli" olduğuna dair karar alınması için yeni bir dava açtı. Emine Tevhide İpar, zorla Bakırköy Akıl Hastanesi'ne yatırıldı ve "deli raporu" alındı. Annesinin başına gelenleri öğrenen abla Muzaffer Menteş karşı bir dava açarak işi içinden çıkılmaz bir hale soktu. Bunun üzerine mahkeme yetkisizlik kararı aldı, bunu temyiz de onaylayınca muhteşem "İpar Köşkü" Cevher Özden'in malı oldu.

2 yorum:

Müge dedi ki...

Banker Kastelli geçen sene öldüğüne göre mirasçıları kim, şimdi kime ait? Bir de deniz kenarında olduğuna göre köşk değil, yalı sayılmaz mı?

Puffy dedi ki...

Ölmeden evvel Kalkavan'lara sattığı yönünde bir söylenti var.