24 Haziran 2009 Çarşamba

Pennies or Pence..?

Az sonra aşağıdaki aktaracağım hikaye için öncelikle,çok değerli ebeveynlerime teşekkürü bir borç bilirim.

Sevgili babam (ki blogun takipçileri kendisini "Fedon'un vokalisti" olarak tanırlar) ve yine aynı derecede sevgili annem,geçen yaz İstanbul Yelken Kulübü'nde,deniz kenarında güneşlenedururlarken,bir çeşit uluslararası yelken şampiyonası için kısa süreliğine ülkemizde bulunan yabancı uyruklu 16-22 yaş grubuna mensup bayan yelkenciler de ,etrafta şen kahkahalar atmakta ve bilumum eğlenceli faaliyetlerde bulunmaktadırlar.

Tam bu sırada,büfeden meşrubat almak üzere,uzun oturduğu (uzandığı) şezlongundan kalkarak uzaklaşmaya başlayan babam,kendisini bir anda bu bayan topluluğunun içinde bulur.Bu durumun çok da tesadüfi olmadığını düşündüğüm halde,yine de buraya kadar herşey normal seyretmektedir.

Kızlardan biri,elindeki sterlin'li,TL'li para yumağından kafası karışmış şekilde babam'dan medet umarak gösterdiği bozuk paranın ne kadar ingiliz parasına tekabül ettiğini öğrenmek ister.

Yabancı uyruklu,16-22 yaş grubuna mensup bayan yelkenci : "Hi,can you help me to find out how much pennies is this?"
Babam : "It's not pennies.It's pence." der,Robert College mezunu olmanın verdiği inanılmaz ego ve ileri seviye ingilizcesiyle.Adeta dil dersi vermektedir kendisi Londra'nın yeniyetmesine.

Fakat,
Az ileride az evvel babamın kalktığı şezlongun hemen yanındaki şezlonga uzanmış olan annem için bu sahne çok daha farklı gelişmiştir.
Kadın ,30 yıllık kocasını bir grup İngiliz çıtırın arasında,ortada bir tomar para,"Penis...penis!" derken izlemektedir.
Ve olay çıkar.

"Sen nasıl bir adamsın.Elin gavuruna,sabisine,nasıl olur da penis dersin.Hem ne alakası var.Ne penisi.Kart zampara.Yuh diyorum başka birşey de demiyorum."

Tabi babam 60 yılın verdiği tecrübe ve olgunluk bir yana,30 yıldır yeteri kadar tanıdığı kadın olan anneme hiçbir açıklama yapmayı yada işin doğrusunu anlatmayı tercih etmeyerek sessizce şezlonguna uzanır,yüzünde annemin çılgın tepkisine karşı pis bir tebessüm ile birlikte.

İkiniz de çok yaşayın emi.

1 yorum:

Müge dedi ki...

Güneşlenedurmak, düşeyazmak, kalakalmak... Türkçe ne şahane bir dil yav!
Olay desen bilahare komik zaten.