27 Eylül 2008 Cumartesi

Kadın-Erkek "Moda-Futbol"

Erkeklerin futbol,kadınların moda sohbetleri,iki cinsi çoğu zaman,atışmalarla başlayan ve sonunda kapı çarpmalara kadar giden ateşli tartışmalara sürükleyebiliyor.

Bir kadının modayı takip etmesi,kafa dengi bir hemcinsini yakaladığında en geç üçüncü sıradan sohbet sıralamasına giren moda olgusu beni o kadar da rahatsız eden birşey değil.Çünkü aynı ortamda zaman geçirdiğim kadınların modayı yakından takip etmesi,neyin trendy,neyin oldfashioned olduğunu bilmesi hoşuma gider.Ayrıca gardrobunu en fazla 6 ayda bir yenileyen bir kadın ise baştacıdır.Faturaları ben ödemediğim sürece tabii ki :)

Ama mevzu futbol olduğunda,ki çoğu uzun saçlı,yüksek topuklu tayfaya Yeni Zelanda kadar uzak bir mecradır,tahammülsüzlük had safhadadır.Zira en dişli futbol düşmanı dişi bile yeri gelir "Nasıl koydular Fener'e?" babında işleyebilir beyninize.(u got it:)

Nasıl bir kadın alışverişte yanında bir adamı sadece torbaları taşıtmak için isterse,çoğu erkek de yanında oturup maç izlemeye meraklı bir kadından pek haz almaz zaten.Futbol erkek erkeğe yada yalnız başına yaşanması gereken bir keyiftir.

Halbuki bir erkeğin iş,sosyal yaşam ve hatta yatak performansı Fenerbahçe'nin kazanmasıyla yada kaybetmesiyle doğrudan ilişkilidir.Kazanılan bir maçın ardından sergilenen kötü futbol bile erkeği derinden yaralayabilir ve ileride tedavisi zor sorunlara yol açabilir.Futbol erkekler için bir terapidir.Erkeğin beklentisi sadece bu terapiye biraz saygıdır.Fazlası değil...:)


10 yorum:

Müge dedi ki...

Ok, here I go:

1)Hem epey eğlenceli bir yazı olmuş, hem de bloga ilk defa fotoğraf koymuşsun, güzel durmuş. Üstelik de fotoğraf seçimi itibariyle beni yakalayan bir şey olmuş.
2)Yeni ZeLanda.
3)Alışveriş yaparken yanımda bırak erkeğe, başka bir kadına bile tahammül edemem. Fakat bir tek Borsalino ile ziyadesiyle uyumluyuzdur bu konuda. Birbirimizi boğmadan sevmeyi becerebildiğimizden olduğunu düşünüyorum.
4)Bugün her başarılı erkeğin arkasında bir Fenerbahçe var tadındaki cümleye ise ayrıca bayıldım. Tuttuğu takım değil yani, Fenerbahçe.
5)Baştan futboldan hazzetmem diyerek, senin de bana hatırlattığın üzere, ileride herhangi bir yorum yapma hakkımı kendi kendimin elimden almış bulunuyorum ama bütün olay Fenerbahçe’ye kaldıysa kadınların işi zor be güzelim.  :P

Puffy dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Puffy dedi ki...

2. maddede yaptığın yorumdan anladığım kadarıyla yazının tamamının sana ithaf edildiğine dair bir fikre kapılmış olabilirsin Miss Müge.Ama tabi saçı uzun,yüksek topuklu tayfasının sözcülüğüne soyunduğuna göre arkanda beni bekleyen koca bir güruh olma ihtimali de bunları yazarken beni korkutmuyor değil.
İmla düzeltmen için de ayrıca teşekkür ederim :p

Puffy dedi ki...

Dipnot:
Fenerbahçe'nin şampiyon olduğu sezonları takip eden yıllarda,Türkiye'de doğum oranlarında belirgin bir artış(40% civarı)olduğu bilimsel bir gerçektir.

Müge dedi ki...

Yok, ben sadece kendi öznel yorumumu eklemiştim; erkeklerle ve başka insanlarla alışverişe çıkmak hususunda.
Onun dışında hiçbir şeyin bana ithaf edildiğini düşünecek burnu büyüklükte olmadığım gibi, büyük olasılıkla edilenleri de anlamıyorumdur zaten.
İstatistiki bilgi yine çok hoşuma giden bir detay oldu ama ülkemizin nüfus problemi malumunuz; bu diyeceğim şey kavgada bile söylenmez belki ama mümkünse FB hiç şampiyon olmasın bu bilginin ışığında. Bugün bir %40 ciddi bir rakam. :)

Puffy dedi ki...

Fenerbahçe'nin şampiyon olamadığı sezonları takip eden yıllarda çeşitli sebeplerden(aşırı alkol tüketimi,kedere bağlı kalp krizleri vb.)genç nüfus ölümlerinin de 40% civarında arttığı gözlenmiştir:)

Müge dedi ki...

Ya, valla çok güzel atıyorsun.
Çok afedersin, Devlet İstatistik Enstitüsü gibi "arkan" varmış yani. :)

Puffy dedi ki...

i love my back :))

Borsalino dedi ki...

"Halbuki bir erkeğin iş,sosyal yaşam ve hatta yatak performansı Fenerbahçe'nin kazanmasıyla yada kaybetmesiyle doğrudan ilişkilidir."

Doğru söze ne denir?

Puffy dedi ki...

tnx for your support :)