9 Ekim 2009 Cuma
Ground Zero..!
Haşmetli,heybetli,devasa Maslak 3M Migros'un bu hale geldiğini görmek,kalbi olan herkesin içini sızlatmalı.
6 Ekim 2009 Salı
2 Ekim 2009 Cuma
Ben İbneleri Dövmek İsteyince Bana Kızanlar İçin..!
Hoş bu beni döver gibi duruyor ama,ilk yumruğu ben vurursam kalkamaz..!
Azis'den geliyor....
Zabravi Me......yani.....Unut Beni...!
Unuttum bile.
Azis'den geliyor....
Zabravi Me......yani.....Unut Beni...!
Unuttum bile.
Rüştü'yü Bize Verin..!
1993 yılında,tam da Beşiktaş' la anlaştığı dönemde yaptığı trafik kazasında,bir arkadaşının öldüğü bu arabadan sağ çıktı ama,transferi suya düştü.Antalyaspor' da oynamaya devam ederken,Fatih Terim onu keşfedip milli takıma çağırdı.Fenerbahçe' ye transfer olması çok uzun sürmedi.İlk 11'e girmesini, o dönem Fenerbahçe' nin kalesini koruyan Engin İpekoğlu' nun bacağının kırılması sağladı.Ardından 9 yıl boyunca Fenerbahçe' nin kalesini korudu.
14 Aralık 1999' da Pendikspor' a deplasmanda 1-0 kaybeden Fenerbahçe kupadan elendi.Maçın akşamında Dereağzı tesislerine dönen takım,tesis çıkışında taraftarların hışmına uğradı.Özellikle Rüştü' ye saldıran öfkeli taraftarlar,arabasının önünü kestikten sonra,kapısını açarak yumruk ve tekmelerle Rüştü' yü bir temiz sopaladı.2007' de Beşiktaş' a transfer oldu.
CSKA Moskova maçını kaybeden Beşiktaş' ı Sabiha Gökçen Havalimanı' nda karşılayan yine öfkeli Beşiktaş taraftarları,başkana ve yönetim kuruluna yumurta fırlatıp küfür etti.Taraftarların yöneticilerden talebi ise alışılagelmişti.
"Rüştü'yü bize verin".
Artık iyice şamar oğlanı olmuştu.

Allahtan,canı sıkılan,sinirlenen,kendini kaybeden taraftarın imdadına yetişecek bir Rüştü var.Darlanan iki tane yapıştırıp rahatlasın.Zaten bu tiple,yılan gibi bir hatunla evlendiği için,taraflı tarafsız her erkeğin inceden inceye kin beslediği bir arkadaşımızdır kendisi.
Rüştü Reçber halen Beşiktaş'ın sözleşmeli futbolcusudur.Işıl Reçber'le evli olan Rüştü,biri kız,bir erkek olmak üzere,2 çocuk babasıdır.
1 Ekim 2009 Perşembe
Köyden İndim Şehire..!
Yeni evimize aldığımız vitrifiye ürünlerini takacak olan sıhhi tesisatçı ile buluşmak üzere erken çıktım ofisten.Maslak' tan bindim,Beşiktaş' a doğru yol alırken,tam da Zincirlikuyu' da metrobüs durağının önünde durdu minibüs."Ulan" dedim "Bırak bu burjuva ayaklarını,karış halkın arasına nabız yokla son dönemin "IN" toplu taşıma aracında".
Nitekim alışmadık götte don durmaz misali,elimde bozuk para bilet gişesi arıyorum."Akbil olmadan binemezsin" dedi Kazım Karabekir' in silah arkadaşı olacak yaşta bir bey amca.Bir de hakir gördü ki beni hiç sormayın.Turnikeye yöneldim,önümde giden üniversitenin ilk yılını okuduğunu tahmin ettiğim kızın omzuna dokunup,parasını vermem karşılığında beni de akbiliyle turnikeden geçirip geçiremeyeceğini sormak için.
"Tabi buyrun,para gerekmez" dedi."Olmaz" dedim,"Vereceğim parasını".
Kızın tavrı bir anda değişti,seri bir adımla uzağa attı kendini benden."Ama olur mu,lütfen!" demeye kalmadan hızlı hızlı yürümeye başladı.Bana sağda solda gördüğü kızlara asılan serseri muamelesi çekince delirdim bir anda.
"Ne ki bu anlamadım,bir ricada bulundum,sen de geri çevirmedin.Ben de karşılığını vermek istedim,neden böyle davranıyorsun dedim?"
"Eeeeeeh yeter be,bırak peşimi" diye bir bağırdı,durakta bekleyen herkesin kafası bir anda bana döndü.
Başından beri çok yanlış bir seçim olduğunu o anda farkettiğim metrobüs durağında mal gibi kaldım orta yerde.Sinsi sinsi sindim bir köşeye.Bekledim ki o beni taşlamaya hazırlanan kalabalık,binsin gitsin.Ben yepyeni bir çevre edinerek,arkadan gelene bineyim diye.
"Not:Metrobüs'ün içi inanılmaz soğuk,klimalar max seviyede çalışıyor.Aka koltuktaki adam ölse,kokmaz"
Nitekim alışmadık götte don durmaz misali,elimde bozuk para bilet gişesi arıyorum."Akbil olmadan binemezsin" dedi Kazım Karabekir' in silah arkadaşı olacak yaşta bir bey amca.Bir de hakir gördü ki beni hiç sormayın.Turnikeye yöneldim,önümde giden üniversitenin ilk yılını okuduğunu tahmin ettiğim kızın omzuna dokunup,parasını vermem karşılığında beni de akbiliyle turnikeden geçirip geçiremeyeceğini sormak için.
"Tabi buyrun,para gerekmez" dedi."Olmaz" dedim,"Vereceğim parasını".
Kızın tavrı bir anda değişti,seri bir adımla uzağa attı kendini benden."Ama olur mu,lütfen!" demeye kalmadan hızlı hızlı yürümeye başladı.Bana sağda solda gördüğü kızlara asılan serseri muamelesi çekince delirdim bir anda.
"Ne ki bu anlamadım,bir ricada bulundum,sen de geri çevirmedin.Ben de karşılığını vermek istedim,neden böyle davranıyorsun dedim?"
"Eeeeeeh yeter be,bırak peşimi" diye bir bağırdı,durakta bekleyen herkesin kafası bir anda bana döndü.
Başından beri çok yanlış bir seçim olduğunu o anda farkettiğim metrobüs durağında mal gibi kaldım orta yerde.Sinsi sinsi sindim bir köşeye.Bekledim ki o beni taşlamaya hazırlanan kalabalık,binsin gitsin.Ben yepyeni bir çevre edinerek,arkadan gelene bineyim diye.
"Not:Metrobüs'ün içi inanılmaz soğuk,klimalar max seviyede çalışıyor.Aka koltuktaki adam ölse,kokmaz"
29 Eylül 2009 Salı
Resimde görmüş olduğunuz 100 TL' lik banknot,yaklaşık 2,5 haftadır sevdiceğimin cüzdanında bozulmayı bekliyor. Ben ise ayın bu son günlerinde lack of cash çektiğimi,nasıl yaparım da hissettirmem diye uğraşırken,tam da maaşa bir gün kala ebelendim.Bir de üstüne "Artık para çeksen diyorum" şeklinde rencide edildim.Son çare kartımı ve şifresini vererek durumu örtbas etmeye çalıştım.Normal şartlarda gereksiz pahalı olduğundan şikayet ederek almayı tercih etmediği panino ile masaya döndüğünde,ben de kendimce intikamımı,kuş kadar paninonun en güzel kısmını ısırırarak aldım.
26 Eylül 2009 Cumartesi
Evlilik Öncesi Sancılar,2 Doğum,3 Böbrek Taşına Bedelmiş..!
Bu seneden itibaren,ülkemizde de resmi tatil olarak ilan edilen ve çalışan kesim tarafından sevinçle karşılanan 1 Mayıs' ta aldık evlenme kararını.O günden bu yana da hummalı bir şekilde evliliğe hazırlanıyoruz.Ama bizimki ilk etapta evlilikten ziyade, "ev"lilik çalışmasına döndü.
Neyse güzel bir daire bulundu.Kiralandı.Genel hatlarıyla alınacak eşyalar belirlendi,hatta beyaz eşyalar alındı.Bu süreçte doğal olarak 2.192 sayfa katalog karıştırıldı, 3.644 webpage görüntülendi, 433 km. yol katetildi, 50' yi aşkın İsveç köftesi yendi.Değdi mi?Değdi.Alınmış ve alınacak olan çoğu şey fazlasıyla içimize sindi.
Fakat buradan,evlenecek ve ev kuracak çiftlere seslenmek,başlarına gelebilecek durumlar hakkında uyarmak isterim.Herkes söylüyordu bu dönemin sancılı ve kavgalı geçeceğini ama "Ne kadar kötü olabilir ki?" diye çok da kulak asmadığıma pişman oldum.İnsanların ne kadar haklı olduğunu gördüğümde ise gerçekten şaşırdım.
Neyse güzel bir daire bulundu.Kiralandı.Genel hatlarıyla alınacak eşyalar belirlendi,hatta beyaz eşyalar alındı.Bu süreçte doğal olarak 2.192 sayfa katalog karıştırıldı, 3.644 webpage görüntülendi, 433 km. yol katetildi, 50' yi aşkın İsveç köftesi yendi.Değdi mi?Değdi.Alınmış ve alınacak olan çoğu şey fazlasıyla içimize sindi.
Fakat buradan,evlenecek ve ev kuracak çiftlere seslenmek,başlarına gelebilecek durumlar hakkında uyarmak isterim.Herkes söylüyordu bu dönemin sancılı ve kavgalı geçeceğini ama "Ne kadar kötü olabilir ki?" diye çok da kulak asmadığıma pişman oldum.İnsanların ne kadar haklı olduğunu gördüğümde ise gerçekten şaşırdım.
- Boya-badana,ufak tefek tamirat gibi işleri kendi başınıza halledin.Kadının tek participation'ı elindeki katalogdan renk seçmek olsun.
- Beğendiği şeylere kabahat bulmayın,beğenmişse,beğenmiştir.Size göre zevksiz bir seçim olabilir,ama,kadının beğendiği şeyi tasdik etmemek başınıza iş açabilir.
- Dünyanın en büyük yalanlarından biri de "İkimizin de beğendiği birşey olsun" dur.Alacağınız 10 parçanın içinde ikinizin de beğenebileceği en fazla 1 parça olacaktır.Çünkü,kadın ve erkek beğenisi hiçbir okazyonda,ev eşyası belirleme sürecindeki kadar birbirine zıt olamaz.
- Kadın kısmının,ekonomiden,hesaptan,kitaptan anlamadığı aşikardır.En çok anlayanı Tansu Çiller'di (o derece yani).Bu yüzden kadını,"kendi" parasını harcarken bile yalnız bırakmamaya dikkat edin.Bir çamaşır makinesi parasını,kettle ve tost makinesine yatırabilir.
- Şu kalıplara alışın: "Evimde kesinlikle ........................ istemiyorum". "................ asla alamazsın,hiçbir yere koyamazsın". "................. alacağım,............... yapacağım".Yani özetle,kadının cümleleri genelde birinci tekil şahıs formundadır.Ama her fırsatta yapılan işin,alınan eşyanın veya kurulan düzenin bir parçası olamadığından,herşeyin dışında tutulmaya çalışıldığından şikayet edecektir.Artık noktalı kısımları kendinize göre doldurursunuz.
- Sizi çileden çıkarttığını ve/veya çıkartmak üzere olduğunu anladığı anda "Beni seviyor musun?" diye soracaktır.Eğer gerçekten (hala) seviyorsanız dürüst olun ve bunu ona söyleyin.Yok sevmiyorsanız yeniden sevmeye gayret edin.Bu kadar ızdırap boşa yaşanmış olmasın :)
- Haklı dahi olsanız,asla ama asla,annesinin yanında onunla kavga etmeyin.Uzun vadede aleyhinize kullanılabilecek her türlü aksiyondan uzak durun.Anne ile kızı arasındaki bağı hiçe sayacak bir erkek,kendi ipini kendi çekecektir.
- Her ne olursa olsun,o an için ne kadar daralacak yada sıkıntı,dırdır çekecek olursanız olun,doğru olduğuna inandığınız birşeyi sonuna kadar savunun.Kadının mantıklı düşünebilmesi ve aklın yolunda karar kılması en az 48 saat sürecektir.O dakikadan sonra,ne kadar doğru düşündüğünüze,ne kadar doğru konuştuğunuze dair takdirleri dinleyip,kedi gibi sırnaşan müstakbelinizin keyfini sürün.(Tecrübeyle sabittir)
& They Lived Happily Ever After..!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
